Reklam
Hakan Çitmen

Hakan Çitmen

Ekonomi

Ekonomisi en zor Ramazan Ayı… Kod-29 Belası!

11 Nisan 2021 - 17:21

            Görünmeyen ama hissedilen bir kıskaç, hepimizi sıkıyor…

            Ülke olarak daha önce sıkışmadığımız kadar sıkıştık. Merkez Bankamızda görülmeyen görüldü. Daha doğrusu görülmedi, olması gereken rezerv para yok!!! Yok vallahi de yok… Kasa sıfır bile değil üstelik… Eksi de… Olmayan parayı bile kullanmışız, harcamışız. Ben ya da biz, siz harcamadınız bu arada… Ben harcasaydım nereye harcadığımı bilirdim en azından.

            Merak ediyoruz; 128 Milyar $ nerede?

            Akıllarda yer eden soruyu sordum. Devletin parası nerede? Millete zor günün de, en az hasarla atlattıracak para nerede? Cevabını ben sormazsam, sen sormazsan, biz sormazsak kim soracak? Cevapsız bırakılmasın nerede olduğunun cevabını alalım da içimiz rahatlasın. Tatmin edici bir cevap alamadık. Demek ki verecek bir cevap yok!

            Saklanmış olamaz. Çünkü o kadar büyük ki; kolay kolay bir yere de sığamaz. Mesela; 1 tır'ın dorsesi 100 m³ hacimli. 33 tır dolusu 100'lük banknot dolar, 128 milyar dolar yapıyor!!!  33 tane tırı hayal ediyorum. Hakikaten çok paraymış… Nerede olabilir bu kadar para?

            Vaka sayıları lebalep!!!

            Şimdiye kadar tespit edilen resmî covid-19 vaka sayısı, yaklaşık 3,8 milyon. Son bir aydır tespit edilen resmî covid-19 vaka sayısı, yine yaklaşık 1 milyon yani son bir ayda tespit edilen resmî vaka sayısı, covid-19 başladığından beri tespit edilenin 4’te 1’i… Bu ne şiddet bu ne Celâl!!!

            İnsanlar ölüme sürükleniyor. Ama yine de, bir ihtimal deyip hayata tutunmaya çalışıyor. Çünkü, ölüm bir ihtimal, ama açlık kesin…

            Bu şahlanış değil, dibe dalış! Hem de en dibe… Tüpsüz, nefessiz…

            İnsanlar lebalep hastalığın, salgının pençesinde kaldı… Hastaneler, neredeyse full kapasite ile çalışıyor. Sağlıkçılar, zor şartlar altında ve fazladan çalışmak zorunda kalıyor. Bu kadar zorlanan bir sağlık sisteminde, sistem daha fazla zorlanırsa bu bir patlamaya sebep olabilir. Bu sosyal bir patlama olur.  Her gün takip ettiğimiz vaka sayısı ve vefat eden vatandaş sayısı artacak. Bu artış normalleşmemeli. Çünkü kaybedilen her vatandaş, bir candır can… Sadece, Temizlik, maske, mesafe kurallarına riayet ederek, hastalığın üstesinden gelemeyiz. Aylar geçti, geçiyor

                                               *        *        *

            Kod-29, en büyük hak gasbıdır!

            İşten çıkarma yasaklanmıştı o yasakta delindi. Kod 29 bahane edilerek, on binlerce çalışan işten çıkarıldı. Şimdi asıl sıkıntı başlıyor işte; Kod 29 ile insanlar, tam anlamıyla bir damgalandı. Bu kodla işten çıkarılanlar, kıdem veya ihbar tazminatı alamıyor, işsizlik ödeneğinden yararlanamıyor. Yeniden iş bulması zorlaşıyor; hem de herkes tükenmişken, ayakta kalmanın telaşındayken… Bu ne arkadaş… Öldürmüyorsun ama ölüme sürüklüyorsun, açlıkla sınıyorsun. Yazık bu millete…

            Halkın gerçek gündemi; Tek kelime, Geçim!!!

            İşsiz sayısı, açıklananın çok üzerinde % 30 ları buldu belki de çoktan geçti bile. 10 Milyondan fazla insanın işi yok. Bunu 4 ile çarpın. 40 milyon ülkenin yarısı, Ramazan ayında, iftarının nasıl yapacağını düşünüyor. Bir de tam kapanmanın kulislerde konuşulduğu şu süreçte… Ülkenin yarısı muhtaç, kalan kısmının da, endişe ettiği bir gelecek var önümüzde…

            Diyanet’e göre; Asgari ücretli, fitreye muhtaç!

            2021 yılı, Diyanet’in belirlediği fitre: 28 TL olmuş. 4 Kişilik aile için aylık: 3.360 TL( 30 günlük) yapıyor. Asgari ücret: 2.826 TL değimliydi ya huu… Fark: -534 TL(eksi değer) Vatandaşın gündemi, geçim değil de ne?

            Şimdi, Merkez Bankası’nda, 100 milyar dolar oluş olsaydı fena mı olurdu? Sadece 40’ta 1’i yani( zekatı kadarlık para) 2.5 milyar doları ile 10 milyon işsize cansuyu olunabilirdi. 40 Milyon kişi nasiplenebilirdi. Evlerine şu ramazan gününde, şu pandemi sürecinde umut olurdu. Evinde çocuklarının yüzüne huzur içinde bakabilirdi. Kalanı ile de, ekonomik reform yapıp darboğaza giren ekonomiyi canlandırıp, küçük esnafın da, piyasanın da önü açılabilirdi. Yapılmadığına göre, ekonomi de halkta kendi kaderine terk edildiği anlaşılabilir.

            Patates, soğan yardımı?

            Tarım Bakanı Pakdemirli; İhtiyacı olan ailelere, patates soğan yardımı yapılacağını söyledi, ailelere ücretsiz dağıtılacakmış. Bunu belediyeler, Kaymakamlık, ve sosyal yardım kuruluşları yapsın. Siz devletsiniz! Devletseniz; yapmanız gereken, vatandaşı patatese-soğana muhtaç bırakmamak. Ben mi yanlış düşünüyorum?

            Ekonomik şahlanma oluyorsa bu ülke de; yiğit neden muhtaç olmuş, kuru soğana… Bir yerden bir ilden değil, her yerden her ilden aynı feryat yükseliyor. “Geçinemiyoruz!” duymuyor musunuz? Bağırıyorum! sesim gelmiyor mu?

                                   *        *        *

            Fâtih Sultan Mehmed Han ne güzel söyler:

            “İnsanlara “Dinin ne? Namaz kılıyor musun? Oruç tutuyor musun?” gibi; Allah’ın soracağı sorular sormayacaksınız!

            İnsanlara “Aç mısın? Ne ihtiyacın var? Bir sorunun var mı?” gibi; kulun, kula soracağı sorular soracaksınız !”  

Kapkara bir gecede,

Kapkara bir taşın üzerinde,

Kapkara bir karıncanın ayak sesini işiten Rabbim; Sen şahit ol…

Bizim neler çektiğimizi elbet biliyorsun!..

Sabrediyoruz… Sen sabredenlerle berabersin biliyoruz…

                                               *        *        *

           

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum