Kayseri'nin sarı sayfalarında bir yaprak daha soldu. Bir devir kapandı. Oktay Ensari 21 Mart 2025 Cuma sabahı aramızdan ayrıldı. Sadece bir isim değil, bir çınar devrildi. Kayseri'nin hafızası, sporun kalbi, gazeteciliğin vicdanı sustu.
Son 7 aydır birlikte çalışıyorduk. Bizim büroyu karargah edinmişti. Gülüyorduk, kızıyorduk, anılarını, hikayelerini dinliyorduk. Artık her şey geride kaldı.
Sadece bir gazeteci değil, aynı zamanda bir tarihçi, bir spor adamı ve Mardin'li olmasına rağmen tam bir Kayseri sevdalısıydı. Onunla sohbet etmek, Kayseri'nin geçmişine, sporun heyecanına ve gazeteciliğin inceliklerine yapılan bir yolculuktu.
Gazetecilik serüveni, onu şehrin sokaklarında, spor sahalarında ve haber merkezlerinde bir efsaneye dönüştürdü.

O, Kayseri'nin yaşayan hafızasıydı. Şehrin her köşesini, her insanını, her olayını bilirdi. Onunla konuşmak, Kayseri'nin dününe ve bugününe tanıklık etmekti.
Gazetecilik, Oktay Ensari için sadece bir meslek değil, aynı zamanda bir yaşam biçimiydi. O, haberin peşinde koşan bir gazeteciydi. Kaleminden çıkan her satır, Kayseri'nin ve Türkiye'nin gündemine ışık tuttu.
Çok sayıda genç için de öğretmendi. Deneyimlerini aktaran ve mesleğin inceliklerini öğreten bir ustaydı. Onun yanında yetişenler, disiplinini ve gazetecilik tutkusunu gördü.
Sadece bir cemiyet başkanı değil, gazetecilerin haklarını savunan, onların sorunlarına çözüm arayan ve mesleğin itibarını korumaya çalışan biriydi.
O bir efsaneydi. Kayseri'nin sokaklarında, spor sahalarında ve haber merkezlerinde yankılanan bir ses, bir nefesti. Onun yokluğu, bu camia için bir boşluk olacak.
Onunla geçen her an, bir hatıra ve bir anı olarak kalacak. Onunla paylaştığımız her kahkaha ve her hüzün, kalbimizde bir iz bırakacak.
Oktay Ensari... Bu isim, Kayseri'de yankılandığı kadar Türkiye'nin spor sayfalarında da iz bıraktı. Kayseri Gazeteciler Cemiyeti'nin başkanlığından Türkiye Spor Yazarları Derneği'nin şube başkanlığına uzanan bir ömür. Ama sadece bir kariyer değil, bir yaşam biçimiydi onunki.
68 yıllık bir yolculuk, Aydınlıkevler’den başlayıp hastane odasına kadar uzandı. Çocuk yaşlarında filizlenen gazetecilik aşkı, onu Kayseri'nin sokaklarında, spor sahalarında, haber merkezlerinde bir efsane haline getirdi.

Oktay Ensari, sadece bir gazeteci değil, bir Kayseri sevdalısıydı. Kayserispor'un her golünde coştu, her mağlubiyetinde kahroldu.
Basketbol sahalarında hakem düdüğü çalarken, adil olmanın, sporun ruhunu korumanın önemini savundu.
Kayseri'nin ailelerini, iş adamlarını, tüccarlarını ezbere bilirdi. Her birinin hikayesini, şehrin nabzını tutan bir gazeteci gözüyle kaydetti. Kayseri Lisesi'nin anılarını anlatırken, o sıralarda yeşeren dostlukları, hayalleri, şehrin ruhunu yansıtırdı.
Renkli bir kişilikti. Disiplinli, işini bilen, titiz bir profesyoneldi. Ama aynı zamanda gülen, gergin, hareketli, cıvıl cıvıl bir adamdı. Yerinde duramayan, sürekli koşturan, haberin peşinde soluksuz bir gazeteciydi.
Giydiği her kıyafet, taktığı her kravat, kafasındaki fötr şapka onun özenli kişiliğini yansıtırdı. Her detayı düşünen, her işi titizlikle yapan bir mükemmeliyetçiydi. İnsanlarla kurduğu sıcak ilişkiler, onu Kayseri'nin sevilen simalarından biri yaptı.
Geride, Kayseri'nin hafızasında silinmeyecek bir iz bıraktı. Onunla çalışanlar, onu tanıyanlar, onunla aynı havayı soluyanlar, onu unutmayacak.
Sadece bir spor yazarı değil, bir spor adamıydı. Sporun içinde, sporun ruhunu yaşayan, sporun değerlerini savunan bir gönüllüydü. Onun spor aşkı, sadece yazılarıyla değil, eylemleriyle de kendini gösterdi.
Güle güle Oktay Abi. Kayseri seni unutmayacak. Spor seni unutmayacak. Gazetecilik seni unutmayacak.
Seninle geçen her an, bir hatıra, bir anı olarak kalacak. Paylaştığımız her kahkaha, her hüzün, kalbimizde bir iz bırakacak.

Kayseri'nin sarı sayfalarında adın hep yaşayacak.
Güle güle Oktay Abi. Biz seni unutmayacağız.
Yorumlar
Kalan Karakter: