Süper Lig’e Samsunspor’un eski Teknik Direktörü Markus Gisdol ile başlayan Kayserispor, ilk 8 haftada 5 kez 1-1’lik, 3 kez de 4-0’lık skorlar aldı.
Bu sonuçlarla ligde galibiyet alamayan tek takım haline gelen Kayserispor’da fatura Gisdol’e kesildi.
Zamanlama da uygundu; taraftar homurdanmaya başlamıştı ve milli maç arası, değişim için önemli bir fırsattı.
Kayserispor yönetimi, Samsunspor maçı öncesinde Gisdol’ün vedasını açıkladı.
Markus, makus talihine yenilip eski takımı Samsunspor ve halefi Thomas Reis ile karşılaşamadı.
Ben Karadenizliyim, lafımı esirgemem; kul hakkı yemem.
Gisdol, elindeki kadroyla gerçek rakiplerine karşı yenilmedi, Göztepe dahil çoğunu son dakikalarda kaçırdı.
Gerçek rakibi olmayan üç takıma da 4 farkla yenildi; bu da çok anormal değil.
Özellikle Trabzonspor maçının ilk yarısında takım umut vermişti.
Kayserispor fikstürün zor bölümünü atlattı ama başarısızlığın tüm yükü Gisdol’e yüklendi.
‘Hadi işin rast gitsin’ denilerek gönderildi.
Ben hâlâ Gisdol’ün iyi bir teknik adam olduğunu düşünüyorum.
Ama bazen olmuyor; kan uyuşmazlığı, doku tutmazlığı diyelim.
Artık geçmişi değil, bugünü konuşalım:
Mevlana’nın dediği gibi, “Dün dünde kaldı, yeni şeyler söylemek lazım cancağızım.”
Kayserispor için yeni olan, teknik direktör Radomir Djalovic.
Camiada umut edilen ikinci yenilikse, pazar günü Samsunspor karşısında alınacak ilk üç puan.
12 haftadır galibiyet yüzü göremeyen takım için bu artık şart.
Djalovic yaklaşık bir haftadır takımın başında ve zorlu Samsunspor maçına hazırlanıyor.
Zorlu diyorum çünkü rakip; Avrupa’da iyi giden, Süper Lig’de 3 galibiyet, 4 beraberlik ve 1 yenilgiyle 13 puan toplayan bir ekip.
Evindeki son maçta Fenerbahçe ile berabere kaldı.
Tedesco’nun da dediği gibi, Fenerbahçe Samsun’dan ucuz kurtuldu.
40’lı yaşlardaki genç teknik adam Djalovic, bu hazır ve formda rakipten puan ya da üç puan almaya çalışacak.
Kızıl Yıldız, Dinamo Zagreb, Bangkok Glass, Rijeka, Bükreş, Bielefeld ve Erciyesspor gibi takımlarda oynayan Djalovic, futbolculuk sonrası Rijeka ve Maribor’da teknik adam olarak başarılı bir başlangıç yaptı.
İlk yılında iki kupa kazanmak sıradan bir iş değil.
Kayseri’de göstereceği performansın hem Türk futboluna hem de Kayserispor’a katkı sağlaması bekleniyor.
Erciyesspor dönemini çok iyi hatırlamıyorum ama bir olayda gösterdiği tavır, kişiliğini anlatıyor:
Kavga eden iki futbolcu arasına girdiğinde uğradığı saygısızlığı görmezden gelmedi.
Bu duruşu dik bir karaktere sahip olduğunu gösteriyor.
Futbolculuğunda ofansif orta saha olarak oynayan Djalovic’in, savunmayı sağlam tutarak orta sahayı destek hattı gibi kullanacağını düşünüyorum.
Rijeka döneminde genellikle 4-2-3-1 sistemini oynattı.
2024-25 sezonunda takımıyla lig ve kupa şampiyonluğu yaşayan Djalovic, organize, estetik ve izlenmesi keyifli futbolu tercih ediyor.
Savunma önünde iki defansif, hücumda üç ofansif orta saha ile dinamik bir oyun planı benimsiyor.
Ancak aklımda bazı sorular var:
Bu sistemi Kayserispor’un mevcut kadrosu kaldırabilir mi?
Kondisyon seviyesi yeterli mi?
Beş beraberlik ve üç yenilgi alan bu kadro, yeni düzende nasıl performans gösterecek?
Djalovic’in kalede Bilal Bayazit, savunmada Ramazan Civelek, Majid Hosseini, Stefano Denswil, Lionel Carole dörtlüsünü kullanacağını; önlerinde Youssef Bennasser ve Joao Mendes’i görevlendireceğini düşünüyorum.
Forvette German Onugkha’nın arkasında Miguel Cardoso, Laszlo Benes ve Kwabena Opoku olabilir.
Yedekte Tuci, Mane, Furkan, Dorukhan Toköz, Abdüssamet, Burak, Talha, Arif Kocaman, Kayra ve Eray Özbek hazır bekleyecek.
Kondisyon açığını kapatmak için gençlere de şans verebilir.
Bakalım Djalovic, Karadeniz üzerinden gelen Samsunspor basıncı karşısında ne yapacak?
Şemsiyesini mi açacak, yağmur hasadı mı yapacak, yoksa bambaşka bir yol mu bulacak?
İzleyip göreceğiz.
Haydi hayırlısı bakalım…















