Reklam
Hakan Çitmen

Hakan Çitmen

Ekonomi

Tencerem Boş, Ekmeğimle Oynama!!!

19 Aralık 2020 - 12:25


            Haram yiyeceğime! Kuru ekmek yerim!
            Bu ülke de açlık sınırına artık başka kriterlerden bakılıyor. Bakış açısı yenilendi, güncellendi yani. Artık bu ülke de kuru ekmek yiyebilenler aç değil(miş), Evet aç değil(miş) 'Kuru ekmek yiyorsa aç değildir' diyorlar, ben demiyorum.
            Hiç insaf yok mu? Edep, utanma yok mu? Ya kuru ekmek nedir? Allah aşkına!
            Bizler “Komşusu açken tok yatan bizden değildir” diyen Peygamberim ümmeti değil miyiz? Nasıl olurda başkasın içinde bulunduğu zor durumları görmezden gelip, kursağından inen azıcık ekmeği bile çok görüyorlar, anlamak mümkün değil.
            Yoksulluk, işsizlik vatandaşın en büyük sorunu hâline gelmişken, Daha önce duymadığımız sıklıkta intiharlar varken, toplumda hırsızlık, gasp gibi suç oranlarında ciddi anlamda artışlar varken, nasıl olurda memnuniyet içinde bir hâl ve tavırla başınızı yastığa rahatça koyabiliyorsunuz?
            Soruyorum; Problemleri görmeyince, hakikaten sorun kalmamış mı oluyor?
            “Türkiye'de fakirlik yok" diyerek, kimsenin fakir olmadığını, herkesin refah içinde bir hayat yaşıyormuş gibi anlatmayı nasıl başarabiliyorsunuz? Kağıt üzerinde var edilen yalancı cennette, her şey çok güzel olabilir ama gerçek hiçte öyle değil. Gerçek işsizlik rakamları bile gerçeği gözler önüne sererken, İş-Kurların önünden insanlar saatlerce iş bulmak umudu ile ömür tüketirken, ucuz ekmek almak için metrelerce uzunlukta kuyruklar yaparken nasıl toz pembe tablolar çizebiliyorsunuz?
            Millete ne gözle baktığınızı anladık.
            Vallahi siz halkla alay ediyorsunuz?
            Başımız açık, sinemiz püryan... Asilime kuru ekmek, vekilime büryan...
            Revizyonla, kağıt üzerinde büyüyoruz! Sokağa yansıyan ufacık bir şey yok. Yardım yapıldığını söyleyebilirsiniz ama en son, küçük esnafa, kira yardımı adı altında yapılan destek bile sınırlı sayıda esnafa. Halka ve küçük esnafa derman olmayacak kadar küçük. Kirasına mı yetecek yoksa diğer faturalarına mı yetecek?
            Siftahsız geçen günler, sıfır kazanç elde edilen günler geldi. Para var mal var, alış veriş yok. Var olan para da başkalarının cebinde. Vatandaş gıdadan başka bir şeye alış veriş yapıp parasını harcamaya korkuyor. Reel piyasada çarklar neredeyse dönmüyor, ekonomi de halkta, yoksulluğu ve yoksunluğu, iliklerine kadar hissediyor. Para artık dar dairede dönüyor.
            Herkes sıfırı tüketmek üzere! Artık, bıçak kemiğe dayandı. Nasıl biliyor musunuz? Bıçak önce eti kesti, kanı akıttı, geçti şimdi de kemik, acısını hissettirmeye başladı.
            Kara kış gelmişken, şu salgın dönemi işlerin bile tadı kaçmışken bu ülkenin insanına bir ekmeği bile lüks görüyorlar, azcık fazlasını reva görmüyorlar. Yoksullukla mücadele etmek için, devletin bir şeyler yapması gerekiyor hem de çok acil…
            Halkın tenceresi zor kaynıyor!
            Ekmek alırken bile iki kere düşünüyor, bir ekmek tasarruf edeyim de; evimin, mutfağımın başka bir ihtiyacını göreyim diye kıvranıyor.
            İstanbul’da, Halk Ekmek satışları iki ayda 20 milyondan 27 milyona çıkmış. Milyonluk artış var, üstelik sadece birkaç ayın yükselişi bu. Yoksulluk, fakirlik, tabana iyice yayılmış. Çaresizlik en çokta fakiri vuruyorsa, durup bir düşünmek lazım…
            Sosyal Devlet, en çok bugünler için lazım!
            Peygambere layık, gerçek ümmet olduğunu göstermek bugünlerde belli olur.
            "Dağlara buğdaylar serpin 'Müslüman ülkede kuşlar aç' demesinler.” diyen kutlu sahabe Hz Ömer (r.a.), bir canlıya nasıl değer verilir sizlere örnek olmaya yetmiyor mu? Bu ülke de kuşlar değil, kediler, köpekler değil… İnsanlar aç, vatandaş aç, halkın aç…
            Gerçekleri görün, duyun, bilin! Yalancı cennetten güzel manzaraları anlatmayın. Esnafından, işçisine, çalışanından çalışmayanına, İşsizinden emeklisine vs … İğneden ipliğe, ekmekten suya, sabahtan akşama kadar ödedikleri vergilerle, devleti ayakta tutan 83 milyona, böyle bir dönemde devletin de, devlet olduğunu göstermesi lazımdır. Hem de tüm imkânlarıyla sahip çıkması ivedidir ve zaruridir.
            Kul hakkı, yetim hakkı demeyip haram yiyen haramzadelerin sofrasını değil, kuru ekmeğe razı olup haram lokma yemeyenlerin sofrasını gözetin!

 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum