Her şey ve her kimse bir arayış var.
Bir şey toprağın, denizin, taşın, ağacın, bulutların, yıldızların içinde bir arayış içindedir
Bir kimse kalbinin, ruhunun, aklının, bedenin, nefsinin, ailesinin, iş yerinin, inancının, değerlerinin, kültürünün içinde toplumsal bir kimlik ve yön arayışındadır.
Toprak içinde bir tohum , deniz içinde bir balık, taşlar içinde bir değerli maden, ağacın içinde bir böcek, karınca hepsi bir arayış içinde.
Yolculuk
Arayış, varlıkların en eski dürtülerinden biridir. İnsanı mağara duvarlarını aşmaya zorlayan merak, uzak diyarlara götüren keşif isteği, kendini anlamaya yönelten içsel sorgulama… Hepsi tek bir ortak noktada birleşir: Aramak. Arayış, insanın ve tüm varlıkların hem dış kâinatta hem de kendi içinde gerçekleştirdiği bir yolculuktur.
Bu yolculuğun neresindeyiz?
Bizler konuyu insani açıdan ele aldığımızda biz bu yolcuğun neresindeyiz?
Yaş, his, duygu, düşünce, davranış ,statü, rol , diğer duygu ve durum hallerinden hangisi içerisindeyiz?
Ne arıyoruz ?
Arayışta iyi ve güzele, doğru ve yanlışa neye göre karar veriyoruz?
Arayış içten ve en derinden başlamalı. Kalbini ruhunla, nefsini aklınla yöneterek sonra ikisini birlikte kalp ve akıl ile birleştir. Akıl ve kalp ile arayışa başlayabilirsin . Akıl ve Kalbinin karar mekanizmalarının dayanaklarını gerçek bir adalet ile destekleyebilirsin.
Kalbin senin tıpkı gerece karanlığında odanı aydınlatan kandil gibidir. Kandilin yanması için gereklerine yerine getirmelisin. O kandil enerjisini akıldan alır. Şimdi seni aydınlığa götürecek arayış yolculuğuna çıkabilirsin.
Hangi alandan neyi aramaya başlayacaksan o yolun gereğini yerine getirmelisin. İster toprak altında altın madeni , ister galaksiler içinde yeni bir gezegen arayışında ol. İstersen öteler ötesine günümüzde tasavvuf diye belirtilen kalp yolculuğuna yürü.
Psikolojik açıdan arayış, kişinin kendini tanıma ve anlamlandırma çabasıdır. İnsan, yaşamının herhangi bir döneminde eksiklik, tatminsizlik veya değişim isteği hisseder. Bu duygu çoğu zaman bir krizin habercisi değildir; aksine gelişimin başlangıç noktasıdır. Kimlik arayışı, anlam arayışı ya da doğru yolu bulma isteği bu içsel sürecin temel unsurlarıdır. Arayış çoğu zaman kişiyi zorlar, belirsizlik üretir; fakat bu belirsizlik insanın dönüşüm kapısını aralayan değerli bir aşamadır.
Toplumsal açıdan da arayışlar vardır. Milletlerin kimliklerini yenilemesi, kültürlerin kendini güncellemesi, nesillerin değerlerini baştan tanımlaması hep kolektif bir arayışın sonucudur. Toplum, tıpkı insan gibi durağan kalamaz; değişim hem zorunluluk hem fırsattır. Bu yüzden kültürel ve sosyal dinamiklere yön veren en temel güçlerden biri yine arayıştır. Fakat özüne hap bağlı kalır.
Arayış Merakla Başlar
Bugün gelişmiş teknolojilerle her alanda bir çok bilimsel arayışlar ve buluşlar var. Sürekli kendini güncelleyen bir gelişim vardır. Merak ilim ve bilimin adeta hocası olmuştur. Birçok ilim ve bilim alanlarında makaleler ,araştırmalar ve buluşlar var. Bugün okullarda kodlama ve bilişim derslerinin teknolojik gelişmelere hazırladığı gibi psiko-sosyal alanda da bu şekilde temel derslere yer verilmeli. Bizler öğrencilerin arayışlarına giden yolda zihinsel ve kalbi alt yapıyı vermeliyiz. Onların kileri dolu olursa inanıyoruz ki çok güzel ve çeşitli yemekler pişireceklerdir.
Sonuç olarak arayış
İnsanı diri tutan, yenileyen ve geliştiren doğal bir dürtüdür. Her kişinin arayışı kendine özgüdür; kimisi mutluluğu, kimisi huzuru, kimisi başarıyı, kimisi de kendisini arar. Önemli olan, bu yolculuğun değerini bilmek ve arayışın aslında insanın kendini bulma sanatı olduğunu fark etmektir.
Hz. Mevlana buyurdular ki : “Ne arıyorsan, sen osun.”
Rumi diyor ki : “Sen yeter ki bir şeyi aramaya niyet et, o da seni aramaya başlar.”
Arayışınızın hayırlı ve başarılı olmasını dileriz.
Kitap Tavsiyesi
Bir arayışın gerçek hikâyesi…
Bir sonbahar günü Kayseri’den otobüse binmişti. Bir ideoloji uğruna geçen altmış yıllık hayatı, otobüs yolculuğunda tanıştığı bir öğretmenin anlattıklarıyla derinden etkilendi.
Bir yolculuk esnasında yaptığı sohbetin, hayatını bu kadar kökten değiştirebileceğini nereden bilebilirdi? Sabaha kadar devam eden sohbetin sonunda o artık kendini ve fikirlerini sorgulamaya başlamıştı.
Bir insanı bu kadar etkileyecek sırlar neydi, neler konuşuldu?
Bu gerçek hayat hikâyesinin sonu nereye vardı?
Halit Ertuğrul’un baskı rekorları kıran ve çeşitli dillere çevrilen bu kitabı sizin de hayatınızda yeni sayfalar açacak. Kendini arayanlara…
















